p00010393053f8601-1024x768
Genel

Evimizi Nasıl Aydınlatmalıyız?

Doğru aydınlatma nedir ve ne işe yarar? Son dönemlerde makyaj konulu videolar çekip, internette paylaşan amatör makyözler arttı. Bu videolarda sık sık “gölgeleme” ve “aydınlatma” kelimelerini duyuyor, gölgeleme ve aydınlatma ile dönüşmeyecek yüz olmadığını artık biliyoruz. İşte evimiz için ışık oyunları da aynı etkiyi yaratır. Geniş bir oda yanlış aydınlatmayla küçük ve basık görünebilirken, küçük bir oda doğru aydınlatmayla geniş ve ferah görünebilir. Peki, bu profesyonel makyaj evimize nasıl uygulanabilir? Evimizin hangi noktasına ve hangi odalara gölgeleme ya da ışıklandırma yapmalıyız. Dahası bu ışıklandırmalar nasıl olmalı?

Şimdi evinizde bir tura çıkalım. Bakalım nerede neleri yanlış yapıyoruz.

Koridorlar

Koridorlar ülkemizin milli aydınlatma şekli olan “tepeden aydınlatma”dan mustarip köşelerden biri. Oysa bu tarz bir aydınlatma burada asla olmamalı. Birincisi koridorda uzun zaman geçirmeyiz. Evin bu kısımlarının işlevi bir odadan bir odaya geçişimizi sağlamalarıdır. Bu geçiş bölgesi de geçiş ışıklandırmasına sahip olmalı. Herhangi bir odadan çıktığınızda gözlerinizin bu ışığa alışmaya çalışmaması gerek. Koridorunuz için hiç alttan aydınlatmayı denediniz mi? Mümkünse koridor boyunca aşağıdan gelecek güçlü aydınlatmalar hem gözünüzü yormayacak hem de koridorunuzu geniş gösterecektir. Bu olmuyorsa kesinlikle duvar aydınlatmaları kullanmalısınız.

Oturma Odası

Oturma odanızın ne kadar geniş olduğuna bağlı. Eğer küçük bir odaysa ayna kullanın. En azından bir duvarı geniş ve dekoratif bir aynayla derinleştirin. Sonra derinlik katacak aşağıdan bir aydınlatma kullanmanız güzel olabilir. Yüksek abajurlar kullanabilirsiniz. Aynalar odayı genişletecek, ışıklandırmaysa tavanı yükseltecektir.

Yatak Odaları

Doğrudan göze gelen ışıklar asla kullanılmamalıdır. Uyku kalitesini bozacağı gibi odaya girdiğiniz anda uyarıcı etki yapacaktır.  Makyaj masanız için gözü kamaştırmayacak bir aydınlatma kullanmanız ayrıca önemli.

Bazı Öneriler

  1. Evinizin ihtişamlı köşeleri için tepeden aydınlatma kullanmalısınız. Mesela salonunuzun kendini göstermesini istiyorsanız yukarıdan beyaz bir aydınlatma doğru olacaktır.
  2. Mutfak son derece net aydınlanmalıdır. Ev kazalarının en fazla olduğu bölge mutfaktır ve her köşenin net olarak görülmesi gerekir.
  3. Işığı dağıtmak için duvarlarda yuvarlak ya da kavisli ayna kullanılmalıdır.

Başa dönersek, evinizde aydınlatıcı uygulaması ve gölgelendirme ile pek çok farklı etki yaratabilirsiniz. Bu da evinizde az maliyetle daha fazla değişiklik yapmanızı sağlar.

cetmen_1200x628_buffo
Genel

Hangi Çetmen Koltuk Takımı Size Göre?

Salon evin ağırlığını üzerinde taşıyan odadır. Bir nevi çeyizin temelidir, çünkü kültürümüzde misafire değer vardır ve en yoksul evde bile her zaman misafir odası olmuştur. Tam 54 yıllık deneyimiyle Çetmen birçok farklı zevke farklı seçenek sunuyor Gelin, hangi Çetmen Koltuk Takımı size göre, bulalım!

 

  1. Soru: Dışarıdan eve geldiğinizde çantanızı, anahtarınızı ve paltonuzu ne yaparsınız?
  2. Paltoyu 4 numaralı askıya asar, anahtarı tam olarak yerine koyar ve çantamı daha önce koyduğum köşeye koyarım.
  3. Bilmiyorum, oraya buraya. Önemi var mı?
  4. Anahtarı her zaman yerine koyarım ama çanta ve palto değişir.
  5. Genelde bana daha önce gösterilen yere, ama bunun üzerinde düşünmem.

 

  1. İş yerinde ya da aile içinde bir gerilim yaşandı. İpler gerildi. Çok kırıldınız. Ne yaparsınız? Nasıl bir tartışmacısınız?
  2. Ona kırıcı sözler söyler beni kırdığından daha fazla onu kırardım.
  3. Önce kırıcı sözler söyler, kendimi anlatır ve sonra ağlamaya başlarım.
  4. Ona mantıklı bir şekilde haksızlığını anlatmaya çalışır ve sabırlı olurdum.
  5. Susarım. Karşı tarafı dinlerim.

 

  1. Bana iyi hissettiren renkler şunlardır:
  2. Siyah, koyu kahverengi y gibi karakterli renkler.
  3. Çok renk! Canlı renkler, yastıklar. İnsanın içi açılmalı.
  4. Kusursuz şekilde istediğim gibi olmasını istediğimden bu biraz karışık.
  5. Huzur veren soğuk renkler. Griler, soğuk kahveler, hazan renkleri.

 

  1. Hangi giyim tarzı sizi anlatıyor?
  2. Güçlü çizgileri olan, belirli bir tarzım var.
  3. Genelde renkli giyinirim ya da birbiriyle alakasız şeyleri birleştiririm.
  4. Nereye gidiliyorsa tam olarak oraya göre giyinirim (ya da kendi tarzımdan asla ödün vermem.)
  5. Bir tarzım yok. Varsa da ben bilmiyorum.

 

  1. Şimdi açıkça soralım. Koltuk takımında hangisi önemli?
  2. İşlev. Sandıklı, yataklı olsun. Yüksek ayaklı temizliği kolay olsun.
  3. Odaya canlılık ve neşe vermesine bakarım. Oturma odamın enerjiye ihtiyacı var!
  4. Klasik olmalı. Klasikler iyi oldukları için bugüne dek geldiler.
  5. İnsanı iyi hissettiren ve huzur veren bir oturma odası isterdim. Hayalcilik mi?

 

Sonuçlar

A’lar çoğunluktaysa

Lider ruhunuzdan doğan güçlü bir bakış açınız var. Her şey kontrolünüzde olsun istiyorsunuz. Oturma odasında güçlü çizgileri olan, maskülen oturma gruplarını tercih ediyorsunuz. Bunun dışında hayatınızdaki her eşyanın kendisi dışında bir işlevi olmalı sizin için. Oturma grubunda hem sandık hem de yatak olmalı mesela.  Aradığınız koltuk takımı: Editta!

cetmen_1200x628_editta

 

B’ler Çoğunluktaysa

Hayatı neşeyle ve pek çok küçük macerayla yaşamak sizin karakteriniz. Biraz dağınık, biraz konuşkan ve çokça umutlusunuz. J Yolda gördüğünüz bir çiçek bile sizin için bir hikaye olabilir. Bu yüzden renkler sizin için çok önemli. Odaya girdiğinizde aradığınız şey enerji. Sadece renkler değil, oturma odanızda rahatlık istiyorsunuz. Soğuk değil, sıcak bir atmosfer… Size uygun Çetmen koltuk takımı: Rahat Köşe Takımı!

rahat_kose

 

C’ler Çoğunluktaysa

Mottonuz: Her şey mükemmel olmalı. Yaptığınız bütün işlerde bunu arıyorsunuz. Bu biraz gerilimli bir yaşama yol açıyor sizde ama önemi var mı? Bütün düzgün işler planla ve işini doğru yapmakla yürür. Bunun dışında sabırlısınız. Dikkatinizi bir yere yoğunlaştırmada ustasınız. Bu yüzden sizinle yüzde yüz yüz uyumlu, mükemmel bir oturma odası tam size göre. Evet, klasikler. Aradığınız Çetmen oturma grubu: Leslie.

cetmen_1200x628_leslie

D’ler çoğunluktaysa

İnsanların neden durduk yere gerginlik yarattığını anlamıyorsunuz. Arkadaşlarınızın dertlerini dinleyen ve çözüm bulan sizsiniz. Uzaktan böyle küçük olaylara gerginlik yaratanları görünce garipsiyorsunuz. Bu huzur arayışı evinizde de devam ediyor. Size uyan, huzur verici maviler ve sizi kucaklayacak koltuk takımları. Belki oturma odanızda, denizi ve gökyüzünü görmek istiyorsunuz. İşte size uyan Çetmen oturma grubu: Buffo.

cetmen_1200x628_buffo

cetmen_1200x6282px
Genel

Renklere Göre Salon Dekorasyonu

Salonlar bizim bütün kişisel zevk ve estetiğimizi yansıttığımız yerdir çünkü orası hem yaşam alanımız hem de misafirlerimizi ağırladığımız alan. Evin en göze hitap eden noktası. Böyle bir yerde renk uyumu yakalamak çok önemli. Bu yüzden önemli bir sorudur “Salonuma hangi renkler hakim olsun?” Bu sorunun cevabı biraz da renklerin dünyasında gizli çünkü her rengin bize anlattığı bir şeyler var.

Kırmızı: Varlığınızı Vurgulayın

Salonunuz bir kitapsa kırmızı renk o kitabın altını çizmektir. Kırmızı en karakterli renklerden biridir ama kullanımı da bir o kadar tehlikelidir. Bütün duvarları kırmızı bir salon, gerginlik ve köşeye sıkışmışlık hissi verecektir ancak doğru renklerin kullanımıyla beraber yüzeylerde, çeşitli nesnelerde diğer eşyalarla uyum içinde kullanıldığınızda zevkinizi vurgulayan bir alana dönüştürecektir salonunuzu.

Sarı: Enerjinizi Salın

Sarı renk sıcak renklerdendir ve sıcak renkler içinde en canlandırıcısı da odur. Doğru tondaki bir sarı hem canlılık verecek hem de göz yormayacaktır. Özellikle çeşitli toprak ve yaprak yeşilleriyle beraber kullanıldığında salonunuza doğanın enerjisini yansıtmanız işten bile değil.

Mavi: Bir Parça Huzur

Mavi en eski atalarımızdan bu yana umudun, hayallerin ve huzurun rengidir. Çünkü gökyüzü mavidir. Mavi güven verir ve coşkulu, kontrol edilemez duyguları dindirir. Dengeler. Eğer salonunuzda rahatlık ve konfor arayanlardansanız mavinin bin bir tonu sizin için ideal olacaktır. Özellikle bulutların rengi beyazla beraber kullanmanızı tavsiye ederiz.

Mor: Derin Düşünceler

Mor rengi insanların evlerine gireli çok uzun süre olmadı çünkü doğada bulunan moru evlerimize hemen sokamadık, ancak kullanabildiğimiz zamandan itibaren mor zenginliğin ve derin düşüncelerin, hayallerin ve maneviyatın rengi olmuştur. Bu yönüyle teskin edicidir ve insanın içe yönelmesini sağlar. Eğer depresyon hastası değilseniz mor, salonunuz için doğru renk olabilir, çünkü farklı ve yaratıcı fikirler bulmanıza yardımcı olacak farklı bir enerjisi vardır.

Yeşil: İyileştiren Doğa

Yeşil canlanan, doğan, yeşeren her şeyin temsilcisi renktir. O bahardır ve yenilenmedir. Arınmadır. Kötü enerjiden soyutlanmanın, zihni dinginleştirmenin bir yoludur. Çabuk heyecanlanan, panikleyen biriyseniz ve bu sizi rahatsız ediyorsa yaşam alanınız salonunuz için yeşil renk gayet uygun olacaktır. Özellikle güneş ışığını andıran canlı sarılarla kullanıldığında.

Turuncu: Harekete Geç!

Turuncu, sarı ve kırmızının tüm özelliklerini beraberinde taşır. Canlılık ve karakterlilik. Salonunuza girdiğinizde neşe ve canlılık duymak istiyorsanız en doğru renk turuncu olacaktır. Kırmızı gibi sıcaklık verir ancak gergin bir his oluşturmaz. Ayrıca şunu da belirtmeliyiz. Turuncu ağırlıklı bir odada tartışmalarınız daha çabuk sonuca bağlanacak ve size verdiği iyimser enerji ile yanlış anlaşılmalarla daha az uğraşacaksınız.

Beyaz: Temizlik, Saflık ve Berraklık

Açık bir zihin, iyi bir görüş, rahatlık ve uyum. Bunların hepsi beyazda var. Bütün salonunuzu beyaza bürümek istiyorsanız bu kar gibi soğuk bir ortam yaratacaktır. Onu sıcak renklerle kırmanızı tavsiye ederiz. Kırmızı, sarı ve turuncu gibi. Beyaz aynı zamanda odaya derinlik katar ve odanın daha geniş görünmesini sağlar.

Siyah: Asalet ve Resmiyet

Şık ve elit bir görünüm için siyah ağırlıklı bir salon idealdir. Kendi dünyanızda yarattığınız otorite ve gücün, yaşamınızın en aktif alanına, salonunuza yansımasını sağlayacak ve özgüven duygunuzu geliştirecektir. Siyah, kararlılık aşılayan bir renktir. Sizi disipline eder ve çalışmalarınız için uyarır. Yine de siyah ağırlıklı bir salonu herkes taşıyamaz. Bazı insanlar için siyah son derece olumsuz duyguları da çağrıştırabilir. Bu tamamen size kalmış.

cetmen_1200x628px
Genel

YATAK ODASI DEKORASYONU

YATAK ODASI DEKORASYONU

Ev kendimizi bildiğimiz en eski çağlardan beri bizi tehlikelerden koruyor. Özellikle yatak odamız en savunmasız olduğumuz anımız, uykumuz için bize sığınak oluyor. Uyku için barındığımız bu özel mekâna daha çok özen göstermek durumundayız.

Hayır, size feng şui’den bahsetmeyeceğim. İyi bir uyku için, güvende hissettiğiniz bir mekân ve zinde sabahlar için kesin, somut öneriler sunacağım.

  1. Uyku Kalitesizliğinde İki Marka: Televizyon ve İnternet

“Ya şöyle bir on dakika internette takılayım.” “Şu programı açıp sesiyle uyuyayım.” Yatağa giriş saatiniz ve uyuma dakikanız arasındaki devasa uçuruma bakmak ister misiniz? Dahası zihni son derece meşgul eden bu ikili, uyumadan önce almamız gereken “dingin” pozisyonu baltalıyor da. Sabah yorgun ve güne isteksiz bir zihinle uyanmanızın sebebi bir arkadaşınızın Facebook paylaşımları, stalkladığınız eski sevgili olabilir. Ne dersiniz?

  1. Uykunun Omurgası Yatak

Tarih boyunca insanlar iyi bir uyku ile iyi yatak arasındaki ilişkiye kafa yordular. Neden mi? Çünkü sadece zihin değil, bedenin de dinlendiği bir sabaha uyanmak istediler. Zihnimizi meşgul eden şeylerden nasıl uzak duruyorsak yatak odasında, aynı şekilde bedenimizi de meşgul eden yataklardan uzak durmalıyız. Bunun için mümkünse tamamen ortopedik yataklar kullanmalı ve deyim yerindeyse acımadan paraya kıyılmalı. Çünkü dediğimiz gibi, iyi yatak bir ana rahmidir.

  1. Durun Yalancı Aynalar Biraz Daha Zaman Verin

Kendimizi kandırmayalım. Elbette ki yatak odamızda ayna olacak. Yatak odamız aynı zamanda kişisel bakımımızı yaptığımız yer. Kendimizle baş başa kaldığımız bu özel mekânda ayna olmayacak da ne olacak? Fakat yine de ayna, kendimize bakıyor olsak da zihni yoran bir nesnedir. Alıcılarımızı harekete geçirir ve en azından yansımamızla ilgili pek çok veriyi işleme koyar. O zaman yatak odası bizi uyku öncesinde meşgul edebilecek bu nesne ile dolu olmasa iyi olur.

  1. Organize Olmuş Bir Yatak Odası Takımı

Taraklar, nemlendiriciler, makyaj malzemeleri, parfüm deodorant şişeleri, kıyafetler, iç çamaşırları, çoraplar, takılar. Yatak odası yüzlerce minik ayrıntıya ev sahipliği yapar. Evin en huzurlu ortamı için en az dağınıklık doğru seçim olacaktır. Bunun için iyi dizayn edilmiş yatak odası takımlarına yönelmenizi tavsiye ediyoruz. Doğru genişlikte ve kolay açılıp kapılır şifonyerler, katlayacağınız ve asacağınız kıyafetler için doğru boyutlardaki elbise dolapları ve diğer malzemeleriniz için derin çekmeceli komodinler. Elbette ki bunlar odanızın yapısına ve büyüklüğüne de uygun olmalı. Küçük yatak odaları için sürgülü dolaplar gibi.

  1. Sizin Zevkiniz

Size özel alan sizin zevkinizi yansıtmalı ve göz de yormamalı. Sade ve şık olması yine huzur aradığımız ortamlar için olmazsa olmazlardan. Sadece mobilya mı? Duvarlarınızın rengi, asacağınız tablolar. Hepsi sizi yansıtmalı. Yani bir açıdan işlev ararken bir açıdan da zarafet aramak insan doğasında varsa neden bunu harekete geçirmeyelim. Hele de bu konuda bize yardımcı olacak işinin ehli insanlar bulduğumuzda.

  1. Uykuları Kaçıran Kabus: Çıtkırıldım Mobilya

Aldığınız mobilyanın ve aslında boyanın dahi kalitesi önemli. Aldığımız eşyanın uzun süre dayanması hepimizin isteği, ancak bazen başımıza talihsiz alışverişler gelebiliyor. Üstelik özene bezene emek vererek oluşturduğunuz cennetinizde bu olunca uykuların kaçmaması mümkün değil. Bu yüzden yatak odası konusunda uzmanlığını kanıtlamış markalarla çalışmanız doğru olacaktır. Bir sorun çıksa bile bu markaların müşteri hizmetleri size yardımcı olacaktır.

  1. Son Olarak: Havalandırın

Bu çok basit ancak etkili bir öneri. Yaz kış fark etmez. Havalandırın. Karbondioksitin uyku kalitesizliğinde birincil rol oynadığı defalarca yinelendi ama bir de biz söyleyelim. Odanızı havalandırın ve yatak odasında yeşil bitki bulundurmayın çünkü bitkiler geceleri karbondioksit salınımı yaparlar.

 

 

yemek-odasi
Genel

BARIŞIN MEKANI: YEMEK ODASI

İki yakın dostunuz küstüğünde onları barıştırmak için en makul yol ikisini de yemeğe çağırmaktır çünkü binlerce yıldır sofralarımız barışın ve kaynaşmanın tek adresi oldu. Kültürden kültüre ilk aktarılan ve ilk paylaşılan şey hep yiyip içtiklerimizdi. Bazen “ayran benim”, “baklava benim”, diye kavga etsek de aslında hepimiz biliyoruz ki iki kültürde de olan bir yemek, o iki halkın aynı sofrada kaynaştığının kanıtıdır.

Kızınızı evlendirirken dünürünüzle o masada kaynaşırsınız, çocuğunuzun ilk yaş günü ve ilk minik arkadaşları oradadır. Yemek masanız, sandalyeler eski fotoğraflarda bir anının unutulmaz objeleri olarak bulunurlar. Gerçek şu. Dünyadaki her canlı yaşamak için yemek, enerji almak zorunda. Bizi birbirimizden hem ayıran hem de ölesiye birleştiren şey işte bu ihtiyaç.

İranlılar da aynı bizim gibi genelde sadece çatal ve bıçak kullanırlar ve yine bizim gibi misafirin tabağını tamamen doldururlar. Hindistanlılar da bizde olduğu gibi yemek öncesinde ve sonrasında el yıkama alışkanlığına sahiptir. (Evet, bu her kültürde yok.) Şili’de çoğu şey asla elle yenmez. Pizza da. Biz lahmacunu elle yiyoruz ama kabul edelim. Pizzayı elle yeme konusunda Şili kadar zorlandık. Yunanlılarla yediğimiz içtiğimiz her şey neredeyse aynı. Bu konuda sürtüşmeler olsa da, e belli işte; tüm bunlar birbirimize benzediğimizin, aynı sofraya oturduğumuzun kanıtı.

Tüm bu ortaklıklar ve bazen ayrılıklar bizi tek bir noktada kesin olarak birleştiriyor. Yemek odası, soframız. Yemek odası pek çok tartışmanın ve uzlaşmanın gerçekleştiği nokta. Aslında sadece yediğimiz içtiğimiz yer değil. Misafir ağırladığımız, kutlama yaptığımız yani evimizi yuvamız kıldığımız yer. Bir şekilde seçtiğimiz nesneler bizim önemli dönemeçlerimizin mutlak şahitleri oluyorlar.

Şu anımızı yaratırken aslında fotoğraflarda yer alacak geçmişimizi yaratıyoruz. Yemek yediğimiz masa, çatal bıçaklar, düşme anılarının olduğu sandalyeler, arkada vitrinde sergilenen gümüş kâseler. Bu yüzden yemek yediğimiz alanın bir “karakteri olmalı. Sohbetin ve dostların karakterine uygun, ailenin ruhuna ve hayata bakışına uygun. Sıradan olmayan anılar için sıradan olmayan, bizimle beraber yaşayan mobilyalar.

 Hayat devam ediyor ve insanlık birbirlerine yemek öğretmeyi sürdürüyor. Birbirimizle bu masalarda kaynaşmaya ve barışmaya devam ediyoruz. Belki de dünya barışı için doğru bir uzlaşının imzası atılacak olsa, o masa mutlaka bir yemek masası olurdu.

ceyiz-paketi
Genel

Çeyiz Kültürü

Çeyiz kültürünün ta Orta Asya’ya uzandığını biliyor musunuz? Orta Asya’da kadının eve katkısı olarak çıkan bu adet günümüzde hala canlılığını koruyor. Peki kadının eve katkısı ne anlama geliyor? Neden evlenen kadın evlenmeden önce böyle bir hazırlık yapıyor? Aslında bu gelenek gelinin babasından “pay” alması esasına dayanıyor ve geline sağlanan maddi desteğin en önemli unsuru oluveriyor.

Babadan Kıza Ölmeden Miras

Elbette gençler kendi imkânlarıyla evlenebilirler. Hele ki bizim gibi kültürlerde erkek tarafına çokça iş düşer. Peki, tüm bu yükleri erkek tarafına yüklemek varken veya erkeğin kazancıyla olabilecekken neden kadın da bu yuvaya katkı sağlar? Çünkü çeyiz babadan kıza bir armağandır ve yuvadan kopuşta ona vereceği ilk mirastır.

El Emeği Göz Nuru Eşyalar

Orta Asya’dan bu coğrafyaya kadar kadının maharetlerini sergilemesinin en kolay yolu çeyiz düzmek olmuştur. Çeyiz ne kadar emek verilerek yapılırsa o kadar değerli olacak ve serilen çeyizler de o kadar iyi yorumlar alacaktır.

Peki Bugün Ne Oldu?

Fakat günümüzde her şey değişti. Artık ne Orta Asya bozkırlarındayız ne de 1920lerin metropollerinde yaşıyoruz ve hatta Anadolu’nun tüm şehirlerinde de bu değişim gözleniyor. Artık çeyizi sadece kadınlar yapmıyor. Erkekler için de hazırlıklar yapılıyor. Dahası zamanın koşturmacası içindeki kadın ve erkeklerin el işine ayıracak vakitleri de yok. Çeyizde var olan el işleri ya anneler ya da anneanneler babaanneler tarafından yapılıyor ve ne yazık ki bu ince dokumalar da evde pek kullanılmıyor.

Geleneğin böyle kayboluyor olması iyi mi kötü mü bilinmez ancak kadın ve erkeğin beraber çalıştığı ve evin maddi zorluklarını beraber omuzladıkları müşterek bir dünyanın da bazı bedelleri olduğu kesin. Çiftler artık daha çok şey paylaşıyor, birbirlerine daha da yakınlaşıyorlar. Evin bütün odalarında sade bir yaşanmışlık ve doyurucu anılar kovalıyorlar. Dolayısıyla çeyiz hazırlıkları da buna göre oluyor. Artık gençler “yaşanacak” bir ev istiyorlar.

Günümüzde Çeyiz

Bugün çeyizden anladığımız genellikle yemek odası, mutfak, yatak odası, salon ve diğerleri. Gençler bu eşyaları aynı geçmişte olduğu gibi özenle ve nakış nakış seçiyorlar. Aslında hala bu el emeği göz nuru estetiğin sürdüğü söylenebilir, çünkü mobilya seçiminde de böylesi bir incelik söz konusu oluyor. E tabii ki bunun yanında fiyatların uygun olması da önemli. İşte o zaman gençlerin imdadına yetişen bir şey var.

Çeyiz Paketleri

Son dönemde özellikle sıkça adını duyduğumuz bu paketler gençlerin evlilik öncesi maddi kaygılarına çare oluyorlar. Dahası bu birbirinden çeşitli paketler her türlü zevke de bütçeye de hitap ediyor. Artık çeyiz paketleri tüm evinizi döşemede de kararlılar. Berjerlerden, komodinlere, beyaz eşyalardan halılara kadar her şey ince ince düşünülmüş. Yeni neslin genç insanlarına ise uzun yıllar beraber yaşayacakları bu mobilyalardan kendi zevklerine göre seçim yapmaları kalıyor sadece.

Genel

Pistlerde Oluyor Ne İstesem

IMG_3929

 

2011’den beri düzenlenen Türkiye’nin ilk ödüllü şampiyonası V1 Challenge (tek kapılı, tek koltuklu araba yarışı) etkinliğinin 2016 sezonuna, biz de Çetmen markası olarak böylesine ilgi gören bir spor alanına destek vermenin gururunu yaşıyoruz. İlk ayağı İzmir Ülkü Park yarış pistinde olan; 23 yaş altı ve 40 yaş üstü iki ayrı kategoride dağıtılan, birincilere 5.000 TL, ikincilere 2.500 TL ve üçüncülere 1.000 TL olmak üzere toplam 102.000 TL’lik ödül miktarıyla, bugüne kadar verilmiş olan desteği en yüksek seviyeye çıkartmaktan ayrıca mutluyuz.

 

21 Ağustos’ta tamamlanan 1. ve 2. yarışların sonucunda, başta dereceye giren pilotlarımız olmak üzere V1 Challenge’a katılan tüm pilotlarımızı tebrik ediyoruz.

 1. ve 2. Yarış Sonuçları

Gençler Kategorisi / 1.Yarış

  1. AYHAN CAN GÜVEN
  2. CAN TOPRAK CANDAN
  3. EREN BURKAY

Gençler Kategorisi / 2.Yarış

  1. AYHAN CAN GÜVEN
  2. EREN BURKAY
  3. UBEYDE SAYGILI

Master Cup / 1.Yarış

  1. ADEM ÇETMEN
  2. GALİP ATAR
  3. AHMET BURKAY

Master Cup / 2.Yarış

  1. ADEM ÇETMEN
  2. AHMET MUTLUBAŞ
  3. CEM YUDULMAZ
Genel

Huzur Köşesi

Tek kareli

“Evin işi hiç bitmez” derler. Hele bir de ertelemeye gör, dağ gibi oluverir birkaç günde. Çalışan kadınlar için bu durum iki kat daha zorlayıcıdır. Eşleri yardım edenler, tabii ki daha şanslı oluyor… Ama burada önemli olan daha farklı bir nokta var. O da her şey bittikten sonra ayakları şöyle bir uzatıp günün yorgunluğunu atmak.

Evinizde tazelenmek için kendinize hiç özel alan yarattınız mı? Eğer zaten öyle bir yeriniz varsa çok şanslısınız. Yoksa hemen vakit kaybetmeden sadece size özel köşe yaratmaya başlamalısınız. “Böyle bir köşe neyi değiştirir?” diyenleriniz olabilir. Emin olun farkı siz de hissedeceksiniz. Başlangıç olarak, köşeniz size özel olduğu için tekli bir koltuğa ihtiyacınız olacak. Orayı en sevdiğiniz nesneler veya sizi rahat ettirecek dekoratif eşyalarla doldurabilirsiniz. Örneğin bir tablo asabilir, hareketli tasarımı olan bir lamba, hoş görünümlü saat ve içinizi ferahlatacak çiçekler yerleştirebilirsiniz. Ayrıca sevdiğiniz aromalar varsa, tütsü yakıp odanın havasını değiştirme şansınız olabilir. Son olarak da yanınıza alacağınız sehpaya, biraz sonra kendinize hazırlayacağınız atıştırmalıkları ve güzelce demlenmiş çayınızı koyabilirsiniz. Belki bir kitap ya da dergi de size eşlik edebilir…

 

Artık kendinizle başbaşasınız. İsterseniz hafif bir müzik size eşlik edebilir ya da yalnızca huzur dolu sessizliğin içinde kaybolabilirsiniz. Aklınıza yük olacak tüm şeylerden uzak durma vaktinizi en verimli şekilde geçirmek için ütüsüydü, bulaşığıydı, yemeğiydi derken kafanızı meşgul edecek şeyleri düşünmekten vazgeçin. Burası size özel… Başa dönersek evet gerçekten de “evin işi hiç bitmez”; ama kurtarılmış bölgenizde her şeyi halledebilmek için gereken enerjiyi bulacağınızdan emin olun. Gün geçtikçe sizi siz yapan, özelliklerinizi daha iyi fark edeceksiniz.

Genel

Mobilyanızın Gerçek Yüzünü Görün

Mor

Her evin bir köşesinde mutlaka misafirler için bekletilen takımlar vardır. Çay bardakları, kaşıklar, tabaklar, peçeteler ve daha niceleri… Akşam yemeği ya da beş çayı fark etmez, koyuldukları yerden özenle çıkartılırlar. Kimileri için bu yapılan karşıdakine gösterilen saygının gereğidir, kimileri de sakladığı takımlarla gelenlerin beğenisini daha da kazanmak için başkalarını bekler. Her iki durumda da ortak nokta, ortaya çıkarılacak şeylerle gurur duyulup duyulmadığıdır.

Sizin de muhtemelen başınızdan en bir kere geçmiştir böyle bir şey. Ertesi gün için heyecanla hazırlanan, pastalar, börekler; evdekilerden bin bir güçlükle saklanır. Yenmemeleri için defalarca uyarılar yapılır. Tüm bunlar bütünü oluşturan küçük ama önemli parçalardır. Evinize konuk olacaklara sunacaklarınız, yavaş yavaş saklandıkları yerlerden çıkarlar. Aynı şey evinize aldığınız her mobilya ve eşyası için de geçerlidir. Çünkü başkasına en özel alanlarınızdan birisini açmışsınızdır. Çekinilecek bir konumda olmak, hiçbir zaman hoş hissettirmeyecektir. Koltukların üzerine serilen örtüler kaldırılır, yastıklara vurularak iyice kabartılır… Böylece hazırlıklar tamamlanmıştır.

Bir an durup şöyle bir fotoğrafmışçasına odanıza bakmaya çalışın. Mobilyalarınızın ayrı ayrı yerlerde olması önemli değil. Ne görüyorsunuz? Aklınızda hepsini bir araya toplayın. Aynayı, berjeri, sehpayı, tabloyu, vazoyu, lambayı… Sizi hala mutlu ediyor mu? Odayla uyumlu mu? Misafirlerinizi rahatça ağırlayabilecek misiniz? Eğer yanıtınız evet ise, misafirleriniz gelmediğinde de ailenizle bu gururu yaşayabilirsiniz. Mobilyalarınızın güzelliğini saklamayın. Başkasına gösterecek kadar sevip benimsediğiniz eşyaları kendinize de gösterin. Onları aklınızdaki bir fotoğraf olmaktan kurtarabilirsiniz. Sevdiğimiz şeyleri paylaşmak onları daha değerli kılar. Bu gururunuzu yaşamaktan korkmayın…

Genel

Bu bir koltuk takımı değildir

Mavi oda

Yuvanıza bir mobilya almaya karar verdiğinizde, öncelikle beğeninize göre almak istersiniz. Bu oldukça doğal bir durum. Rengi, deseni, malzemesi derken ardından fiyat konusu ortaya çıkar. Bir de bütçenize uygunsa, sizden mutlusu olmaz. Çünkü artık odanızı kendi zevkinize göre oluşturmuşsunuzdur. Peki gerçekten yaptığınız; sadece rahat edeceğiniz ve gözünüze güzel görünen mobilyalar almak mı?

Yaptığınız aslında daha çok kendiniz için yaşanabilir bir alan yaratmak. Siz yuvanıza eşyalarınızı yerleştirdikten sonra artık onlar da sizinle birlikte yaşamaya başlar ve hayatınıza birinci elden tanık olur. İşte tam o anda, ikili koltuğun çiçek desenli olması, berjerlerin kırlentleriniz ile olan renk uyumu ikinci plana atılır. Böylece yavaş yavaş eşyalarınız anılarla, yaşanmışlıklarla dolmaya başlar. Bazen baş köşe, babanın yuvadan bir kuşun daha uçacağı haberini aldığı yer olarak hafızalarda kalacaktır. Bazen de çiçekli ikili koltuk, bir torun müjdesi sevincinin yaşanacağı ve sıcak aile sohbetlerinin en rahat noktası olacak ya da yeni işe başlayacak olmanın verdiği mutlulukla hazırlanan kutlama kekleri, pastaları; sehpaya sıra sıra yerleştirilecektir.

Unutmayın ki mobilyalarınız sizin için yuvanızı anlamlı kılan nesnelerdir. Rastgele seçilmemiş, ince bir beğeniyi yansıtan önemli tercihlerden oluşurlar. Bu yüzden mobilya alırken sıradan bir şey almış olmazsınız. Eskidiğinde de kolayca atılamamasının nedeni bundan kaynaklanır. Çünkü yaşam biriktirmişsinizdir; birikimler de boşa harcanamayacak kadar değerlidir.