Genel

Pistlerde Oluyor Ne İstesem

IMG_3929

 

2011’den beri düzenlenen Türkiye’nin ilk ödüllü şampiyonası V1 Challenge (tek kapılı, tek koltuklu araba yarışı) etkinliğinin 2016 sezonuna, biz de Çetmen markası olarak böylesine ilgi gören bir spor alanına destek vermenin gururunu yaşıyoruz. İlk ayağı İzmir Ülkü Park yarış pistinde olan; 23 yaş altı ve 40 yaş üstü iki ayrı kategoride dağıtılan, birincilere 5.000 TL, ikincilere 2.500 TL ve üçüncülere 1.000 TL olmak üzere toplam 102.000 TL’lik ödül miktarıyla, bugüne kadar verilmiş olan desteği en yüksek seviyeye çıkartmaktan ayrıca mutluyuz.

 

21 Ağustos’ta tamamlanan 1. ve 2. yarışların sonucunda, başta dereceye giren pilotlarımız olmak üzere V1 Challenge’a katılan tüm pilotlarımızı tebrik ediyoruz.

 1. ve 2. Yarış Sonuçları

Gençler Kategorisi / 1.Yarış

  1. AYHAN CAN GÜVEN
  2. CAN TOPRAK CANDAN
  3. EREN BURKAY

Gençler Kategorisi / 2.Yarış

  1. AYHAN CAN GÜVEN
  2. EREN BURKAY
  3. UBEYDE SAYGILI

Master Cup / 1.Yarış

  1. ADEM ÇETMEN
  2. GALİP ATAR
  3. AHMET BURKAY

Master Cup / 2.Yarış

  1. ADEM ÇETMEN
  2. AHMET MUTLUBAŞ
  3. CEM YUDULMAZ
Genel

Huzur Köşesi

Tek kareli

“Evin işi hiç bitmez” derler. Hele bir de ertelemeye gör, dağ gibi oluverir birkaç günde. Çalışan kadınlar için bu durum iki kat daha zorlayıcıdır. Eşleri yardım edenler, tabii ki daha şanslı oluyor… Ama burada önemli olan daha farklı bir nokta var. O da her şey bittikten sonra ayakları şöyle bir uzatıp günün yorgunluğunu atmak.

Evinizde tazelenmek için kendinize hiç özel alan yarattınız mı? Eğer zaten öyle bir yeriniz varsa çok şanslısınız. Yoksa hemen vakit kaybetmeden sadece size özel köşe yaratmaya başlamalısınız. “Böyle bir köşe neyi değiştirir?” diyenleriniz olabilir. Emin olun farkı siz de hissedeceksiniz. Başlangıç olarak, köşeniz size özel olduğu için tekli bir koltuğa ihtiyacınız olacak. Orayı en sevdiğiniz nesneler veya sizi rahat ettirecek dekoratif eşyalarla doldurabilirsiniz. Örneğin bir tablo asabilir, hareketli tasarımı olan bir lamba, hoş görünümlü saat ve içinizi ferahlatacak çiçekler yerleştirebilirsiniz. Ayrıca sevdiğiniz aromalar varsa, tütsü yakıp odanın havasını değiştirme şansınız olabilir. Son olarak da yanınıza alacağınız sehpaya, biraz sonra kendinize hazırlayacağınız atıştırmalıkları ve güzelce demlenmiş çayınızı koyabilirsiniz. Belki bir kitap ya da dergi de size eşlik edebilir…

 

Artık kendinizle başbaşasınız. İsterseniz hafif bir müzik size eşlik edebilir ya da yalnızca huzur dolu sessizliğin içinde kaybolabilirsiniz. Aklınıza yük olacak tüm şeylerden uzak durma vaktinizi en verimli şekilde geçirmek için ütüsüydü, bulaşığıydı, yemeğiydi derken kafanızı meşgul edecek şeyleri düşünmekten vazgeçin. Burası size özel… Başa dönersek evet gerçekten de “evin işi hiç bitmez”; ama kurtarılmış bölgenizde her şeyi halledebilmek için gereken enerjiyi bulacağınızdan emin olun. Gün geçtikçe sizi siz yapan, özelliklerinizi daha iyi fark edeceksiniz.

Genel

Mobilyanızın Gerçek Yüzünü Görün

Mor

Her evin bir köşesinde mutlaka misafirler için bekletilen takımlar vardır. Çay bardakları, kaşıklar, tabaklar, peçeteler ve daha niceleri… Akşam yemeği ya da beş çayı fark etmez, koyuldukları yerden özenle çıkartılırlar. Kimileri için bu yapılan karşıdakine gösterilen saygının gereğidir, kimileri de sakladığı takımlarla gelenlerin beğenisini daha da kazanmak için başkalarını bekler. Her iki durumda da ortak nokta, ortaya çıkarılacak şeylerle gurur duyulup duyulmadığıdır.

Sizin de muhtemelen başınızdan en bir kere geçmiştir böyle bir şey. Ertesi gün için heyecanla hazırlanan, pastalar, börekler; evdekilerden bin bir güçlükle saklanır. Yenmemeleri için defalarca uyarılar yapılır. Tüm bunlar bütünü oluşturan küçük ama önemli parçalardır. Evinize konuk olacaklara sunacaklarınız, yavaş yavaş saklandıkları yerlerden çıkarlar. Aynı şey evinize aldığınız her mobilya ve eşyası için de geçerlidir. Çünkü başkasına en özel alanlarınızdan birisini açmışsınızdır. Çekinilecek bir konumda olmak, hiçbir zaman hoş hissettirmeyecektir. Koltukların üzerine serilen örtüler kaldırılır, yastıklara vurularak iyice kabartılır… Böylece hazırlıklar tamamlanmıştır.

Bir an durup şöyle bir fotoğrafmışçasına odanıza bakmaya çalışın. Mobilyalarınızın ayrı ayrı yerlerde olması önemli değil. Ne görüyorsunuz? Aklınızda hepsini bir araya toplayın. Aynayı, berjeri, sehpayı, tabloyu, vazoyu, lambayı… Sizi hala mutlu ediyor mu? Odayla uyumlu mu? Misafirlerinizi rahatça ağırlayabilecek misiniz? Eğer yanıtınız evet ise, misafirleriniz gelmediğinde de ailenizle bu gururu yaşayabilirsiniz. Mobilyalarınızın güzelliğini saklamayın. Başkasına gösterecek kadar sevip benimsediğiniz eşyaları kendinize de gösterin. Onları aklınızdaki bir fotoğraf olmaktan kurtarabilirsiniz. Sevdiğimiz şeyleri paylaşmak onları daha değerli kılar. Bu gururunuzu yaşamaktan korkmayın…

Genel

Bu bir koltuk takımı değildir

Mavi oda

Yuvanıza bir mobilya almaya karar verdiğinizde, öncelikle beğeninize göre almak istersiniz. Bu oldukça doğal bir durum. Rengi, deseni, malzemesi derken ardından fiyat konusu ortaya çıkar. Bir de bütçenize uygunsa, sizden mutlusu olmaz. Çünkü artık odanızı kendi zevkinize göre oluşturmuşsunuzdur. Peki gerçekten yaptığınız; sadece rahat edeceğiniz ve gözünüze güzel görünen mobilyalar almak mı?

Yaptığınız aslında daha çok kendiniz için yaşanabilir bir alan yaratmak. Siz yuvanıza eşyalarınızı yerleştirdikten sonra artık onlar da sizinle birlikte yaşamaya başlar ve hayatınıza birinci elden tanık olur. İşte tam o anda, ikili koltuğun çiçek desenli olması, berjerlerin kırlentleriniz ile olan renk uyumu ikinci plana atılır. Böylece yavaş yavaş eşyalarınız anılarla, yaşanmışlıklarla dolmaya başlar. Bazen baş köşe, babanın yuvadan bir kuşun daha uçacağı haberini aldığı yer olarak hafızalarda kalacaktır. Bazen de çiçekli ikili koltuk, bir torun müjdesi sevincinin yaşanacağı ve sıcak aile sohbetlerinin en rahat noktası olacak ya da yeni işe başlayacak olmanın verdiği mutlulukla hazırlanan kutlama kekleri, pastaları; sehpaya sıra sıra yerleştirilecektir.

Unutmayın ki mobilyalarınız sizin için yuvanızı anlamlı kılan nesnelerdir. Rastgele seçilmemiş, ince bir beğeniyi yansıtan önemli tercihlerden oluşurlar. Bu yüzden mobilya alırken sıradan bir şey almış olmazsınız. Eskidiğinde de kolayca atılamamasının nedeni bundan kaynaklanır. Çünkü yaşam biriktirmişsinizdir; birikimler de boşa harcanamayacak kadar değerlidir.

Genel

Bir oda dolusu renkli yastıklar ve duygular

image

​Daha önce hiç görmediğiniz bir odaya girdiğinizi düşünün. İlk dikkat edeceğiniz şeylerden biri muhakkak odanın yerleşimi ve size yaşattığı duygularla ile ilgili olacaktır. Hangi eşya nereye konulmuş, baskın olan renkler hangileri, burada rahat hissediyor musunuz yoksa boğulacak gibi mi oluyorsunuz diye düşünüp odanın konforu hakkında bir yargıya varmanız çok olası. Çünkü insanlar rahat ettikleri alanlarda çok daha mutlu olurlar ve tüm yönelişimiz daima mutluluğa doğrudur.

Ancak şöyle bir durum daha var: İlk defa görmediğiniz, buna karşın severek aldığınız eşyalarla döşediğiniz bir odada zaman geçtikçe yaşanmaya başlanan rahatsızlık hissi de duyabilirsiniz. İşte o an, odada farklılık ihtiyacı hisseder ve tüm eşyaların yerini değiştirmeye karar verirsiniz. Yani ilk defa gördüğünüz bir oda sizi rahat hissettirmese de onun içerisinde düzenlemeler yaparak havasını değiştirebilirsiniz. Böylece elinizde hangi eşyaların olduğu değil, onların nasıl yerleştirildiği önem kazanmaya başlar.

Girdiğiniz odanın fotoğraftaki olduğunu varsayalım. Hissettiğiniz ne olabilir? Karmaşa mı, denge mi, çok renklilik mi, şıklık mı, yüksek enerji mi yoksa sadece göze hoş görünen estetik bir dekorasyon mu? Seçenekleri arttırmak elbette mümkün. Burada karar verecek tek kişi sizsiniz. Siz nasıl hissetmek istiyor ya da hissediyorsanız, odayı ona göre düzenleyebilirsiniz. Bir an için renkli tüm yastıkların olmadığını hayal edin. Çok mu sıradan? Belki de sadece yastıklardan aynı renk olanları kullanıp farklı bir tarz deneyebilirsiniz. Mesela yalnızca yeşil yastıkları sıralayıp uyumu, paylaşımı ve yardım severlik duygularını ön plana çıkartabilirsiniz. Böylece odada bulunanlar rahatlayacaktır. Aynı şekilde sadece mercan rengi yastıkları kullanırsanız, odaya çok çabuk dikkat çekebilirsiniz. Ardından huzur, ferahlık ve dinginlik de beraberinde gelecektir. Eğer bunların yerine sarı yastıkları tercih ederseniz; kendine güvenin yansıtılacağı, yaratıcılığı ortaya çıkaran; coşkulu, neşeli bir ortam da elde edebilirsiniz.

Tüm bunlar yalnızca yastıklarla elde edebileceğiniz ufak ama etkili değişiklikler. Mobilyalarınızın yerleşimini yeniden kurgulayarak daha farklı etkiler yaratmanız da mümkün. Unutmayın yaşam alanınız her zaman size göre şekillenir. Siz evinizi, eviniz de sizi yansıtır.

Genel

‘Bir babanın köşesi’, yuvanın en değerlisi…

‘Bir babanın köşesi’, yuvanın en değerlisi...

 

Hayat ağacım…

Gölgesinde güvenle durup etrafta olan bitenleri seyrettiğim en huzurlu yer…

Güvendiğim dağ…

Sırtımı yasladığım en kocaman yürek…

“Babam.”

 

Bir bakışınla hissettirdiğin sevgin…

Her başarımda, yükselen omuzlarından bana dokunan gücün…

Öğütlerin…

Hayatın boyunca sana yüklediğim en ağır yükleri bir kahraman edasıyla taşımanla bana yaşattığın gurur…

Gece gündüz fikir fenerinle aydınlattığın yaşam yolum…

Her an için sonsuz teşekkürler babam.

Akşamları sakince çekildiğin köşende seni izlerken; bana uzanan o güven timsali görünmez elleri bin defa saygıyla öperim.

Yuvamızın en değerlisi sen, hayatın en güvenli yeri senin yanın, senin köşen babam.

İyi ki varsın.                                                      

…..

Tüm babalarımıza sevgiyle, saygıyla.

Genel

Hoş geldin bahar, en güzeli yaşat bize.

Sabahın mis kokusu, öğlenin sıcak güneşi ve akşamların tatlı serinliğiyle nihayet bahar geldi. Kış aylarının griliğinden sıyrılıp doğanın yeniden tomurcuklanması…
Pencerelerden süzülen gün ışığı…
Doğanın sesine kulak kabarttığımızda içimize dolan huzur…
Hepsi de tarifsiz bir mutluluk. Zaten baharın rengi de kokusu da başka bir güzel…

Doğa yeniden uyandı, Çetmen yenilendi…

Doğanın yeniden doğuşu, bizim de kendimizi tazelediğimiz zamanlara denk geldi. Markamız renklendi. Logomuz ve mağazalarımız yenilendi. Sizi evinizde hissettirecek konseptlerle şimdi daha canlıyız, daha enerjiğiz, daha yeniyiz…

Dekorasyon trendlerindeki stil ve renk düzenlerinde de, neşeli detaylar ön plana çıkarıldı.

Bahar koleksiyonumuzun pastel tonlu tekstil desenleri…

Dokunulduğunda mevsimin o yumuşaklığını hissettiren doğallık…

Mobilyalarımızdaki çarpıcı renk kombinasyonları ve daha niceleri…
Hem rahat hem de farklı stilleri bir arada taşıyan mobilyalarımızla, yuvalarınıza renk ve ahenk gelsin istendi… Floral desenler, ahşap mobilyalarla kombinlenirken; renkli sehpalarla taze çiçeklerin enerjisine enerji katıldı.

İçimizden geldiği gibi “Hoş gelsin bahar”…

Biraz sadeleşmek, kışın evlerimize dolan ağırlıktan arınmak, yaşamları dış mekanlara taşımak da baharı doyasıya yaşamak ve yaza hazırlanmak için atılacak en doğru adımların başında geliyor. Aksesuarlarda değişiklik, kırlentlerde parlak renk kontrastlıkları, içimizdeki enerjiyi hissettirecek tonların duvarlara yansıması ve daha pek çoğu…

ilkbahar konsept…….

Ya da siz her şeyi unutun;

Kendinizi koşulsuz özgür bırakın.

İçinizdeki enerjiyi yuvanıza yansıtın…

Renklerle coşun…

Ve içinizden geldiği gibi anı yaşayın.

“Oluyor ne istesem” deyin…

Ve Çetmen’le her istediğiniz olsun…

Çünkü biz; stilinizi yansıtmak, yaşamınıza mutlulukla dokunmak için yenilendik.
Sürekli yenilenmeye de devam ediyoruz…

Genel

Evim sensin annem… 

08052016 blog foto_1

Sen yıllardan söz eder…

Ben,  “aman anneee…”  derdim…

Sen zamanın ne de çabuk geçtiğinden bahseder,

“Daha dün gibi senin yaşında olduğum günler” derdin…

Anlamazdım…

Ben odamı dağınık bırakır, sen arkamdan toplardın.

“Aslan yattığı yerden belli olur, evin olunca anlarsın!”

derdin de ben anlamazdım.

….

Sen, sürekli dolaplarımı düzenlerdin.  Bense aradığımı bulamazdım.

“Evin en değerli varlığın. Bir gün anlarsın” derdin.

….

Evet…

Gerçekten de evim, sığındığım limanım, hayatımmış.

….

Sevinçlerimi yaşadığım…

Dostlukları paylaştığımmış…

Evim, benmiş.

Ama en önemlisi,  asıl evim, ‘senmişsin annem’!

“Kuzuuum benimmm…” deyişinle hissettiğim sevgin…

“İşine okuluna dört elle sarıl e mi yavrum” diyen dillerin…

İşler ters gittiğinde “bu da geçer can parçam” diyen tatlı tesellilerin…

Hep dik durmamı sağlayan, sırtımda hissettiğim ellerinmiş…

Ve şimdi;

Her anını bana adadığın bu hayat için nasıl teşekkür edebilirim ki sana… 

Seni çok sevdiğimi söylemekten,  “evim sensin annem”  demekten başka…

…………

Ya sizin anneniz en çok neler söylerdi size?  Ve siz nasıl teşekkür ederdiniz ona?

Genel

Pembe Bir Rüya

 

 

Daha kapıdan içeri adım atar atmaz, evini baştan aşağıya kendi zevkiyle donatmış bir kadının dokunuşu açık şekilde fark ediliyordu. Her şey o kadar düzenli ve uyumluydu ki kısa bir süre için dalsanız, rüyada olduğunuzu düşünebilirdiniz. Pembe bir rüyaya…

İçeriye adım attıktan sonra koridordan geçip salona ulaşınca, evdeki tüm detayların özenle seçildiği gözümüze çarptı. Salonu saran rahatlatıcı pembe ton, tatlı bir misafirperverlikle birleşince tarifsiz bir mutluluk yaşattığını da söylemek gerek.

Ceylan Hanım, fark ettiğimiz zevkli ev dizaynı tercihlerini ve bu detaycı tutumunu kendi ağzından bizimle paylaştı. Öncelikle mobilyaların bir evin havasını çok farklı şekilde değiştirebildiğini, aynı zamanda ona değer de kattığını söyledi. Bunun için de odanın tasarımını yaparken, mobilyalarını en güzel şekilde yerleştirip en verimli ve kullanışlı hali bulana kadar defalarca denemeler yapmış. Ancak evindeki düzeni ve uyumu yaratacak eşyaların seçimi için çok fazla zaman ayırmayı sevmiyor Ceylan Hanım. Onun için zevkine hitap eden mobilyayı kısa sürede bulmak çok daha önemli. Tabii fiyat ve uygun ödeme koşulları da… Arkadaşıyla mağazamızda görüp beğendiği Lavera koltuk takımının tam kendisinin aradığı tarzda olması da Ceylan Hanım’ı oldukça memnun etmiş.

Yeni bir eve taşınırlarken, koltuk takımlarının dışında evinin içindeki diğer eşyaları da tamamen yenilemek istemiş Ceylan Hanım. Evinde en çok vakit geçirdiği yer olan salonunu da bu nedenle daha bir titizlikle düzenlemiş. Beğeneceği mobilyada olmazsa olmaz 3 önemli noktası ise: Rahatlık, kalite ve görüntü. Koltuk takımı seçiminde belirleyici olan bu 3 nokta; masa ve TV ünitesini seçerken de göz önünde bulundurmuş. Hatta bir yandan bizi ilk kez tercih etmediğini, bundan önce 9 yıllık bir mutfak köşe takımı aldığını anlatırken, bir yandan da ikram ettiği kahveleri Art zigon sehpaya koyduğu sırada: “Sehpayı kendi malınız gibi kullanabilirsiniz.” diye şaka yapıp bizleri güldürdü Ceylan Hanım.

Bizleri ağırladığı için Ceylan Hanım’a çok teşekkür edip evden ayrılırken, geriye aklımızda rüya gibi tasarlanmış bir salon kaldı. Ceylan Hanım’ın eşi ve kızına yeni evlerinde, yeni hayalleri ve hikayeleriyle yaşayacakları uzun ve mutluluk dolu yıllar dileriz.

03042016 foto