Screenshot_1
Genel

GERÇEKTEN UYUDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

Bilimsel açıdan uykuyu anlamak önemli çünkü uyku hayatımızı organize etmemizdeki en temel etkenlerden. Şimdi anlatacaklarımız uyku konusunda biraz rahatsız edici bilgiler olabilir, ancak yeni araştırmalar bize pek iç açıcı veriler vermiyor. Uyku alışkanlıklarımız hiç doğru değil, fakat çözümleri de var.

Kilit noktalardaki önemli personellerin uykusuz kalması pek çok felakete neden oldu. Bunların içlerinde çeşitli çevre felaketleri de, roket kazaları da var. Üstelik bu felaketlerin etkilerinin bu derece geniş olmasına da gerek yok. Evde uykusuzluk sebebiyle yaşayacağınız bir dikkatsizlik can kaybına dek pek çok felakete sebep olabiliyor. Uykusuzluk dikkatsizliği, dikkatsizlik kazaları doğuruyor.

Screenshot_16 Screenshot_1

Pek çoğumuz televizyona bakarak ya da telefona bakarak uykuya dalıyoruz ya da uykuya daldığımızı sanıyoruz? Yeni araştırmalara göre aslında bu sırada uyumuyoruz. Beyin uykudaki normal seyrine dönemiyor ve uyanık olduğumuz kadarki kadar enerji harcıyor.

Dünyanın %60’tan fazlası yeterli uykuyu almıyor. Herkes sağlıklı beslenmenin ve sporun önemine vurgu yaparken neden uyku geçiştirilen bir maddedir? Uyku yaşadığımız pek çok felaketin sebebi olabilir ve bunu atlıyor olmamız muhtemel.

Kaç saat uyumamız gerek, yıllardır sorulan bir soru. Bu sorunun cevabı belli değil ancak uzmanlar 6 saatten az uykunun genel olarak kişiyi kötü etkilediğini söylüyor.

Doğru uyku süresini tespit etmek mümkün mü? Kişinin bunu belirlemesi olası. İşte sizin için bazı öneriler.

  1. Yatağa girdiğiniz ve uyandığınız saatleri not edin. Ortalama bir insan 14 dakikada uykuya dalmalıdır. Bu süre içinde uykuya dalıp dalmadığınızı kontrol etmelisiniz.
  2. Uykunuz geldiğinde yatağa girin. Uykunuz gelmeden yatağa girerseniz, dalma süreniz uzar. Bu da uyku kalitesini etkiler.
  3. Alarmı kurmadan kalkanlardansanız şanslısınız. Eğer mümkünse alarmı kurmayın ve biyolojik saatinize güvenin. Beyin yeterli hissettiğinde uyanacaktır.
  4. Güneş ışığından ne kadar uzaksınız? Vücut kendini güneşe göre konumlar ve şekillendirir. Odanıza güneş ışığı girdiğinden emin olun.
  5. Her gün eşit süre uyuduğunuzdan emin olmalısınız. Vücudun böyle bir rutine kavuşması sağlıklı uyku için önemli faktörlerden.
  6. Fiziki şartlar çok önemli. Nasıl bir yatakta yatıyorsunuz. Doğru bir yay sistemi mi kullanıyorsunuz ve bu yay sistemi size, yaşam tarzınıza uygun mu… Tüm bu sorular etrafında doğru bir yatak seçimi yapmalısınız. Fiziki şartlar uygun olmadıkça vücudunuz ve dolayısıyla beyniniz her zaman yorgun olacak ve uyanmada güçlü çekeceksiniz.

Her ne kadar üzerinde çok konuşmuyor olsak da uyku egzersiz ve yemek düzeni kadar önemli. Hatta belki de daha fazla. Neden vücudumuzun bu şarj sistemine daha az özeni gösterelim?

Çetmen’in yatak koleksiyonu ile tanıştınız mı? Tıklayın.

Genel

Yeni Nesil TV Ünitesi Anlayışı

Televizyon hayatımıza girdiği andan bu yana aslında hem asosyalleşmenin hem de fark edilmese de sosyalleşmenin aracı olmuştur. İlk çıktıkları zamanlarda, bütün eş ve dostun televizyonlu evde toplandığı günlerden, tüm ülkenin konuştuğu büyük bütçeli yarışmalara dek ortak bir çekim alanı oluşturdular.

Solda 1958 model eski bir televizyonun ve konulduğu sehpanın görseli var. Sağda ise Çetmen’in 2017 koleksiyonundan Çetmen Natura TV Ünitesi’nin Retro çizgili yenilikçi bir modülü var.

300px-Braun_HF_1      cetmen-natura-tv-unitesi

Artık günümüzde televizyon sadece bir çekim merkezi değil, aynı zamanda yaşadığımız alan olan oturma odasının da en işlevsel noktası. TV üniteleri tam da bunu gerçekleştirmek ve en önemlisi de yerden tasarruf etmek için dizayn edilen yeni nesil “vitrinler” ve gün geçtikçe, TV üniteleri mekanları düzenleyen ve dağınıklığı tek bir yere toplayan “oturma odası bazaları” oldular. Bu yüzden televizyonu olan her oda için mantıklı bir tercih olarak karşımıza çıkıyorlar.

Evin bu noktası aslında ailenin bir araya geldiği ve “seyrederken sosyalleştiği” bir ortamın mimarı oluveriyor. Bugün artık yeni nesil televizyonlarda Büyük Patlama’dan arta kalan mikrodalga yayınları yerine siyah bir ekran görsek de televizyon ilk anımız ile şu anımızı birleştirmeye devam eden bir aygıt olmaya devam ediyor.

Televizyon ünitelerinin nereye kadar gelişeceği sorusu cevapsız. Tasarıma özellikle dikkat edenler ve TV ünitesini estetik bir çekim noktasına çevirmek isteyenler için de pek çok seçenek var. Televizyonlar inceldikçe TV üniteleri de evin dekoratif unsurları olmaya başladı. Romantik çizgiler TV ünitelerinde yer aldı. Zarafet ve fonksiyonellik bir araya geldi. Her tarza ve zevke uygun çeşitler çoğaldı. Küçücük bir sehpadan geldiğimiz nokta televizyonun dahi önüne geçen bir mobilya grubu…

Koltuk takımları kadar salonlarda ve oturma odalarında ağırlık sahibi olan TV üniteleri ciddi bir fonksiyonel çeşitliliğe de sahip. Hangi açıdan bakarsak bakalım artık yeni nesil bir oturma grubu ve dekorasyon anlayışı doğuyor ve bu dekorasyon anlayışında öncü olanlar ilgi çekmeye devam ediyor. Eskinin önem arz eden ayrıntıları (vitrinler gibi) geri planda kalırken, TV üniteleri yeni neslin vitrini oluyor. Zamana ayak uydurmak sizce de önemli değil mi?

Çetmen TV üniteleri tıklayın.

Genel

Nedir Şu Avangart Aslında?

Yine sıkça dillere düşmüş bir akımla imtihan veriyor dekorasyon dünyası ve neredeyse klasik tarzla aynı anlama gelecek şekilde kullanılıyor, ancak işler öyle değil sevgili okur.

Çetmen olarak takip ettiğimiz bir akım olmadı ancak kendimizi konumlandırırsak avangarta yakınız denebilir. Hayır, bugün dekorasyon dünyasında kullanılan anlamıyla değil.

Avant-garde, Fransızca “öncü” anlamına gelen kelime ve neredeyse bütün öncü sanat akımlarını içine alan bir kavram. Çetmen olarak klasik bir mobilya tasarlarken bile “Bu üründe öncü olan nedir?” diye sormayı kendimize görev bildik. Görev dediysek, aşkla yapılanından…

Avangart dekorasyon denince bugün anlaşılan “klasik ve modernin birleştirilmesi.” Bu bir bakıma doğru çünkü klasik tarz ile modern tarzı birleştirmek öncü bir girişim, ancak avangart bununla sınırlı değil. Neden olsun?

Herhangi bir şey tasarladığınızda her zaman sanat olmaz, ancak öncü olduğunuzda yaratıcılık ortaya çıkar. Kimsede olmayan sizdedir ve yeni bir üslup kazandırmışsınızdır artık yaşam alanlarına. Avangarta bu açıdan bakmak gerekir. Artık ev tasarımı dünyası diğer sanat dallarında oluşan akımları kendine uygulamaya çalışmıyor. Artık dekorasyon dünyası kendi tarzlarını yaratıyor ve kendisi diğer görsel sanatlardan bağımsız olarak öncü işler yapabiliyor. Çetmen de burada, bu yaratıcılığın içinde.

Günümüzde “gösterişli ve sade” tanımı ezber bozmaya devam ediyor, çünkü bu iki zıt durumu bir arada bulundurmak hala öncü bir tavır. Bunun için dekorasyonda temel bazı kurallar var ve bu kurallar uygulandıktan sonra geriye sadece mobilya seçimi kalıyor.

Klasik tarzın karmaşıklığından ve şatafatından uzak durun. Fazla oymalar ve kakmalar, çok ayrıntılı büyük avizeler, altın renkleriyle beraber klasik desenler tamamen klasik tarza ait ayrıntılar. Mesela duvar kâğıdı kullanacaksanız tek duvarda kullanın. Avizeniz gösterişli olsun diyorsanız, büyük olsun ancak ayrıntılarda boğulmasın. Kullanacağınız biblolar “göze çarpsın” ancak “göz yormasın.” Avangart, eskinin gösterişini ve modernin sadeliğini taşır. Bu haliyle hala ezber bozmaktadır.

Mobilya seçerken ise yine gösterişli ancak ayrıntıda boğulmayan mobilyalar seçmelisiniz. Bunun birkaç önemli ve basit kural vardır. İyi cilalanmış, parlayan mobilyalar kendisine çeker ancak bu parlaklıktan yararlanmak istiyorsanız mobilya kumaşı parlak olmamalı ya da dikkat çekici bir renk olmamalıdır. Diğer yandan klasik tarzda kumaşlar ağır başlı renklerden olur. Avangartta özgürsünüz. Parlak lilalar, pudra renkleri vb. kullanabilirsiniz ve hatta mobilyalarınız aynı renk olmak zorunda da değildir.

Avangart tarzı Çetmen kompozisyonlarında incelemeniz için bazı önerilerimiz:

segan poots-koltuk-takimi octavo-koltuk-takimi-detay octavo-koltuk-takimi camilla-gorsel

 

biliyorlarkicetmen
Genel

Biliyorlar ki Çetmen

-Adınızı, soyadınızı ve mesleğinizi öğrenebilir miyiz?

Lalecan Özay Muzaffer: Ben Lalecan Özay Muzaffer ve annem Zehra Özay.  Kamu kuruluşunda devlet memuruyum.

-Çetmen’i nereden ya da kimden duydunuz?

Lalecan Özay Muzaffer: Valla en doğrusu annem ve eşimle başladı. Annem uzun yıllardır eşyalarını Çetmen’den alıyordu. Eşim 2008-2009’dan beri Çetmen’den alıyordu. Dolayısıyla girmiş olduk bu aileye.

-Hizmet kalitemiz hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Lalecan Özay Muzaffer: Tabii o çok önemli. Ürünü alıp da dükkândan çıkana kadar değil. Dükkândaki ilgi de çok önemli. Paralel gidiyor bence.

Zehra Özay: Mağazalardaki arkadaşlardan ben de çok memnunum. Binde bir arıza çıkabilir tabii ki, şikâyetini bildiriyorsun. Hemen arızayı gideriyorlar. Şikâyet olsa bunca yıldır alışveriş yapmazdım oradan. Ben 55 yıldır İzmir’de Güzelyalı’dayım. Benim tanımadığım mobilyacı yok. İstediğim yerden de kredim var ama Çetmen’i beğendim ve ondan sonra bağlandım.

-Çetmen ürünleri beklentilerinizi karşıladı mı? Karşıladıysa hangi noktalarda?

Lalecan Özay Muzaffer: Evet. Ben buldum herhâlde ki hala alıyorum.

-Neden “bu” koltuk takımını tercih ettiniz diye sorsak?

Ayrı bir oturma grubu alalım dedik. Tabii nereye gittik? Çetmen’e. ilk ve son adrese gittik. Biz bunu beğendik. Tabii üretim aşaması oluyor. 3 hafta kadar bekleme süresi vardı ondan daha erken teslim oldu. Bu grubu beğendik. Biraz renkli olsun dedik.

-Çetmen ürünleri sizce ne kadar dayanıklı? Bununla ilgili bir anınız var mı?

Zehra Özay: Valla şu büfe mesela… Kaç ev taşındı hala sapasağlam duruyor. Gardırobumuz, etajerler, karyolalar… Kendime aldım, torunuma aldım. Hatta karyolamı değiştirmek istiyorum artık. Yine Çetmen’e gelirim.

-Çetmen kendi yataklarını da üretmeye başladı. Dayanıklı, her bütçeye göre yataklar var. Mutlaka bakmanızı öneririm.

Zehra Özay:  Düşünüyorum

Lalecan Özay Muzaffer:  Oraya gideceğiz yine demek anne. Burada zaten hemen karşımızda. Çetmen virüsünü bulaştırıyorum.

Zehra Özay: İstanbul’dan geliyorlar. Onların bir yığın mobilyacısı vardı ve hep oradan alıyorlardı. Çetmen’den aldırdım. Oturma odasını, orta sehpasını aldırdım. İki takım zigon sehpa aldırdım. 3 tane halı aldırdım. Ablama da bir kanepe iki koltuk aldık. Kim gene tanıdıklardan mobilya almaya gelse Çetmen’i tavsiye ederim.

-Peki evinizin mimarisi açısından ne kadar kullanışlı Çetmen mobilyaları?

Lalecan Özay Muzaffer: Her şey her eve uymuyor. Uymayınca yazlığa götürdük. Buraya koltuk takımı aldık. Her eve göre ürün var.

-Çetmen ürünleriyle ilgili aldığınız övgüler var mı? Nereden aldığınızı soranlar? Gerçi yeni almışsınız.

Lalecan Özay Muzaffer: Teyzemler gördü daha oturma grubunu görmediler. Gerçi artık sormuyorlar bile, biliyorlar. Biliyorlar ki Çetmen.

-Bir firmanın köklülüğü sizin için tercih sebebi midir? Neden?

Lalecan Özay Muzaffer: Olmaz mı oldu mu? Şey çok önemli. Benden çıktı al ne halin varsa gör yok. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin.

Zehra Özay: Ablamın mobilyası çok eskimişti. Çetmen değildi. Bir kampanya vardı. Eskileri alıyoruz diye. Normalde onu taşıtmak atmak bile sorundu. 3 kat merdiven indirdi çocuklar. E daha ne yapsın Çetmen. Hatta sordum kasası falan eskimiş, ne yapıyorlar bunu? “Atıyoruz teyze.” dedi. Bizi o yükten kurtardılar.

Lalecan Özay Muzaffer: Taşıyan ekip çok saygılı terbiyeli.

-Çetmen’in 2017 ürünlerini takip ettiniz mi? Bir favoriniz var mı?

Lalecan Özay Muzaffer: Kataloğumuz var, zaten sevdik ve aldık favorimizi.

-Büyüyen ailemize katıldığınız için size teşekkür ediyoruz.

Lalecan Özay Muzaffer: Biz de Çetmen’e teşekkür ediyoruz.

segan-yemek-odasi
Genel

Yemek Odası Takımını ve Koltuk Takımını Aynı Odada Kullananlara Öneriler

Aslında çoğumuz bu şekilde kullanıyoruz, ancak böyle kullandığımız halde alışverişlerimizi buna göre yapmıyoruz. Her zaman yemek odası takımını ve koltuk takımını sanki ayrı odalarda tutacakmışız gibi alış veriş yapıyoruz. Bu da salonumuzda genel bir uyumsuzluk yaratıyor.

Yemek odası ile oturma odasını birleştirecekler için işte bazı öneriler:

Açık Rengin Gücünü Kullanın

Eğer oturma odanızda güçlü bir vurgu yaratmak istiyorsanız koyu renkler size göre, ancak bunun için geniş bir salona ihtiyacınız var. Salonunuz büyük ise yemek odası takımı ile koltuk takımı, renkleri sebebiyle mekânınızı daraltmayacaktır.

Salonunuzun daha büyük ve daha organize görünmesini istiyorsanız açık renklerin gücünü kullanın. Daha açık renk ahşaplar ve kumaşlar salonunuzu olduğundan geniş gösterecektir.

Konsolunuzda Ayna Kullanın

Ya aynası olan bir konsol kullanın ya da konsolunuzda ayna yoksa, konsolunuzun olduğu noktaya ayna yerleştirin. Ayna yemek odası takımınızın ve koltuk takımınızın olduğu salonunuza derinlik katacaktır, odanızın hacmini olduğundan fazla gösterecektir.

Takımların Uyumu

Mümkün olduğunca yemek odası ve oturma odasını aynı takım olarak kullanmaya dikkat edin. Renkler arasındaki uyumsuzluk, salonunuzu boğacak ve düzensizlik yaratacaktır. Düzenli ve uyumlu bir görünüm için aynı serinin içindeki takımları kullanmak önemli.

Minimal Tercihler Yapın

Heybetli koltuk ve yemek takımları uzaktan güzel görünebilir, ancak evinize girdiklerinde nasıl duracaklarını hesaba katmanız gerekiyor. Kıyafet alırken bile denemek isteriz. Ne yazık ki mobilyalarımızı deneme imkânımız yok. Daha minimal tercihlere yönelmek bu yüzden önemli.

Koltuk Takımı ve Yemek Odası Takımı: İki Ayrı Alan

İki takımın çizgilerini net olarak belirlemek önemli. Yani bir yerde yemek yendiği, diğer alanda ise oturulduğu belli olmalı. Bunun için konsolunuzu üçlü koltukla birleştirebilirsiniz ya da gözünüzle iki alan arasında bir açıklık yaratabilirsiniz. Genelde ikincisi tercih edilir –ki çoğu zaman daha işlevlidir de.

Hangi Takım Kapıya Yakın Olmalı?

Bu soru salonunuzun şekline göre değişse de genelde kapıya yakın alanda yemek odası takımı yer almalıdır, çünkü mutfağa gidiş gelişlerin kolay olması gerekir. İç tarafta yer alması halinde servis son derece zor olacağı gibi, temizlik açısından da problem yaratacaktır. Diğer yandan masanızı en fazla güneş alan noktaya, Fransız balkonunuza veya kolonların en uygun olduğu kısımlara yaklaştırmak istiyor olabilirsiniz. Bunu planlıyorsanız, masanızın olabildiğince spor ve küçük olmasına dikkat edin.

marten_yatak_odasi
Genel

Her Sevgililer Gününde Çetmen

Her sevgililer gününde, sevgililer gününün nereden geldiğinden bahsedilir, fakat aslında artık 14 Şubat’ın tarihinin önemi yok. Öyle veya böyle 14 Şubat tüm dünyada sevgililer günü olarak kutlanıyor ve bu günün en önemli sorusu da “Sevdiğim insana ne hediye alsam?”

İlla bir şeylerin tarihinden bahsedeceksek bu, hediye almanın olmalı. Hediye alıp vermenin binlerce yıllık bir tarihi var ve günümüz dünyasında hala devam ediyor. Duyguları ifade etmenin en açık yöntemi olan hediye alma doğal olarak sevgililer gününün ana gündem maddesi oluyor.

Biz bu yazımızda ne almanız değil, ne almamanız gerektiğinden bahsederek olası kavgaların önüne geçmeyi planlıyoruz. Gelin, bakalım “Sevgililer Günü’nde ne alMAmalı? ö

  1. Zaten ihtiyacı olan şeyler

Bu biraz kolay yolu seçmek olmuyor mu? Üstelik inanın hediyeyi alan bu kolaycılığı fark edecektir. Mesela sevgilinizin veya eşinizin yeni perdelere ihtiyacı var. Siz de gidip perde aldınız. Bu başka zaman, başka gün verilebilecek bir hediye. 14 Şubat’ta aşkınızı anlatacak bir hediye bulmanız gerekiyor. Yani lükslerden doğan ihtiyaçlara yönelmelisiniz.

  1. Daha önce söylediği şeyleri almak

Daha önce söylediği şeyi almanız büyük bir incelik ama bu yine sevgililer gününün konusu değil. Siz en iyisi, söylediği şeyi başka bir gün alın. Sevgililer günü için “daha özel” şeyler düşünmelisiniz.

  1. Alakasız bir hediye ile çıkagelmek

Yüzmeyi o kadar da sevmeyen sevgilinize palet almak gibi, alakasız hediyeler karşı tarafı az tanıdığınızı gösterir. Basit düşünün, onu tanıyorsunuz. Tanıdığınız noktaları tespit edin. Yaşadıklarınıza, etrafınıza bakın.

  1. Tek kırmızı gül

Bu biraz klişe olmadı mı? Sadece kırmızı bir gül, en kolay geçiştirme hamlesi. Ya da türlü çeşit çiçek, sevgililer gününde hediye olmamalı. Belki hediyenizin yanında eşlik edebilir. Yine de siz daha başka şeyler düşünmeye bakın ve çiçeği de yanına iliştiriverin.

  1. Fazlasıyla pahalı hediyeler

Bu onun üzerinde bir yük oluşturacaktır. Onun size alamayacağı bir şeyi ona almamaya gayret gösterin. Tabii ki bunun ölçüsünü tutturmak zor, ancak karşınızdakinin iyi hissetmesini önemsiyorsanız buna dikkat etmelisiniz.

Bir tavsiye

Ne almamanız gerektiğini söyledik de nasıl bileceksiniz neyi sevip sevmeyeceğini? Sevgililer günü ince düşünmenin günü. “Ne alacağım?” diye değil de “Onu nasıl sevindirebilirim?” diye sormanız işe yarayabilir.

Sevgililer Günü’nüz kutlu olsun.

Sevgililer Günü hediyeniz için size en yakın Çetmen’i ziyaret ettiniz mi?

Mağazalarımız için tıklayın.

Genel

Oturma Odanıza Uygun Tablo Seçimi

Ağır, enerjik, neşeli, pervasız… Odanıza vereceğiniz ruhun belirleyici faktörlerinden en önemlisi tablolardır denebilir. Her oturma odasında elbette tablo olacak diye bir şey yok, ancak odanıza canlılık getirmek istiyor ve koltuk takımınızı daha çok göstermeyi amaçlıyorsanız bakalım seçimimiz nasıl olmalı.

starry-night

  1. Vintage ve country tarzlar için dışavurumcu tablolar

Dışavurumculuk, akan hayatın tüm izlerini üzerinde taşır. Bunun için fırça darbelerinden yararlanırlar. Vintage ve country, hayatın işleyişinden doğmuştur. Eğer sizin de koltuk takımınız bu tarzsa, dışavurumcuları kullanmaktan çekinmeyin.

41ac3943ff340033a4fc1d0ea6e66320

  1. Modern evler için Dadaist ve kübist yaklaşımlar

Eğer modern bir koltuk takımınız, tarzınız varsa kübist ve dadaist eserler evinize uyacaktır. Dadaist eserler modernizmin pervasızlığını taşırken, kübist eserler nesnelliği oturma odanıza getirecektir.

Johannes_Vermeer_1632-1675_-_The_Girl_With_The_Pearl_Earring_1665-2

  1. Klasik koltuk takımlarına uygun klasik yaklaşımlar

Klasik koltuk takımları, oturma odasına ağırlığını koyan koltuk takımlarıdır ve onunla yarışacak objelere tahammülü yoktur. Baskın bir sanat eseri değil, sakin sanat eserleri tercih etmek daha yerinde olacaktır.

pop-art-comic-style-face-metal-pop-art-wall-sign-retro-art-77-p

  1. Retroysa Retro

Retro kendisi dışında bir tarzı kabul edebilir mi? Elbette ki hayır! Bu kadar güçlü ve karakteristik bir dünyayı oturma odanıza davet etmişseniz, artık Retro fotoğraflardan ve Retro baskılardan yararlanacaksınız demektir. İşiniz biraz zor, çünkü çok fazla seçenek karşınızda.

246505

5. Minimal dünyaya ufak bir dokunuş

Oturma odanıza şöyle bir dokunup geçen, orada değilmiş gibi asılı duran nesneler… Minimalist evlerde düzene meydan okuyamazsınız. Bu yüzden neredeyse hiçbir şey olan tablolar tam da size göre.

Elbette istisnalar olacaktır. Sonuçta oturma odanızın ruhunu siz yarattınız. Kendinizi kısıtlayıp “Buraya mutlaka şu gider.” demeyin, ama asla kullanmamanız gereken şeyler de var. Mesela natürmortlardan mümkün olduğunca uzak durun. Cézanne gibi ressamların natürmortu olmadıkça… Kimin olduğu belli olmayan resimlerden uzak durun. Piyasada yapılan manzara tablolarını özenle seçtiğiniz koltuk takımınıza bir detay olarak katmak istemezsiniz. Ressam Bob, geçmişte güzel bir anı ve o ağaçların yaprakları sadece onun fırçasında hışırdıyor.

Resim bir zevktir ve bu zevki evinize taşımak artık o kadar da zor değil.

segan-berjer
Genel

Vintage ve Country Dekorasyon Arasındaki Farklar

Bazı şeyler asla eskimez! Bazı tarzlar da… Sıklıkla birbiri yerine kullanılan bu iki akım arasında, aslında bir açıdan net, bir açıdan bulanık bir ayrım vardır. Gelin bu noktaları beraber görelim.

Vintage’a Giriş

Vintage deyince, pastel renkler ve çiçekli desenler geliyor insanların aklına. Genelde böyle kullanıldığından ve vintage akımında baskın olan tarzın bu olmasından kaynaklanır bu, çünkü vintage antika olamayacak kadar yeni, ancak yeni de olamayacak kadar eski olan nesneleri tanımlar. Karışık mı geldi? Aslında değil. Annenizin gelinliği vintage olabilir mesela. Eğer antika olamayacak kadar yeniyse anneannenizin eşyaları da buna dahil olabilir. Peki, vintage bu kadar kapsayıcı mı gerçekten? Mesela köyünüzden gelen bir yemeni de vintage’a dahil mi? Hayır. Nesnelerin vintage olabilmesi için bir dönem “moda” olmuş olmaları gerekir. Bir dönem moda olarak anılmayan şey vintage olamaz. Son yüz yılda ülkemizde modanın özellikle Batı kaynaklı olduğu düşünülürse bu tarza aslında hiç de yabancı değiliz.

loan-yatak-odasi_sifonyer-detay

Vintage Özel Bir Zevk midir?

Antika sevmek gibi aslında vintage sevmek de bir hobidir. Bazıları için tutkudur. Vintage ilk çıkışta özellikle ikinci el eşyaları hedef alıyordu, ancak bu zevkin gittikçe yükselmesiyle beraber firmalar kendi vintage koleksiyonlarını ya da en azından vintage esinti taşıyan ürünlerini piyasaya sürmeye başladılar. Bu çok garip değil. Geçmişte sevilen şey bugün de sevilecektir. Neden tutkuyla bağlandıklarımızdan vazgeçelim ki?

Country Tarz Bizim İçin Ne İfade Ediyor

Aslında kültürel anlamda neredeyse hiçbir şey. Elbette anlamını genişletmezsek… Country tarz, Amerikan taşra zevkini yansıtan tarz olarak ortaya çıkan bir akım. Sonrasında İngiliz ve Fransız taşra zevki de katıldı. Böyle düşünürsek neden kendi kültürümüzden esintiler de country olarak anılmasın? Bunun içinde danteller, yemeniler, süs patikleri ve yöresel olarak evi süsleyen/oluşturan her şey sayılabilir. Bu yüzden elbette öncelikle country tarzı Amerikan taşra zevki ile ele almalı, ancak kendi taşra estetiğimizin de country içinde olduğu bilinmeli.

Vintage ve Country Tarz Nerede Ayrılır, Nerede Kesişir

Vintage ile Country tarzın ortaklaştığı bir nokta yoktur, çünkü vintage geçmişin modasını temsil ederken country hem bugünün hem geçmişin taşra zevkini simgeler. Fakat çoğu zaman iki mobilya arasında bir fark göremeyebiliriz. Biri vintage olarak anılırken diğer country olarak anılır. Bunun sebebi Amerikan kültüründe modanın taşradan bizdeki kadar ayrı olmamasıdır. İşte vintage ile country tarzın kesiştiği tek nokta budur denebilir.

segan-berjer

Kendi Zevkimizle Harmanlamak

Tüm bu anlatılanlarda önemli olan kendi zevkimizi katarak, bu tarzlarla harmanlamak. Kopya etmek ya da birinin peşinden gitmek zorunda değiliz. Sonuçta evimiz bizim en gerçek aynamız. Modayı takip etmek ve dekorasyon trendlerini bilmek güzel, ancak yazının başında da belirttiğimiz gibi bazı şeyler asla eskimez.

marten-gardrop-ici
Genel

Mobilyalar ve Fonksiyonellik

Günümüzde pek çok trendden ve modadan bahsedilebilir. Birçoğu gelip geçici, çok azıysa kalıcıdır. Ancak son dönemde öyle bir eğilim var ki geleceğin değişmez modası olarak yerini alacağı çok açık: Fonksiyonel mobilyalar. Yaşam alanlarımız gün gün daralıyor. Daha geniş mekanlarda yaşamamayı bazen tercih ediyoruz, bazense kendi arzumuz olmadan dar alanlarda yaşıyoruz. Mobilya teknolojisi geliştikçe bu sorunumuza gerçek çözümler üretmeye başladık.

İhtiyaçtan doğan şeyler, ihtiyaç devam ettikçe moda olmaya devam ediyor. Görünen de o ki şehirleşme arttıkça, daha dar mekanlarda yaşamaktan kaçamayacağız. O zaman fonksiyonel mobilya nedir ve hayatımızda gerçekten yeri olmalı mı beraber bakalım.

Fonksiyonel Mobilya Nedir

Fonksiyonel mobilya tek işlevi olmayan mobilyadır. Hatta çoğu zaman pek çok işlevi olan mobilyadır. Bu mobilyaları isviçre çakısı gibi düşünebiliriz. Aynı zamanda dolap, aynı zamanda yatak ve aynı zamanda dekoratif bir obje olmayı başarabilen bu mobilyalar birden fazla işlevle yerden kazanmanızı sağlarlar.

Mobilyaya Göre Değil, 1+1’e göre Mobilya

Japonya, dar alanda fonksiyonel mobilya kullanımı konusunda çığır açmış bir ülke. Avrupa da geride değil. 1+1 daireler gün geçtikçe gözde oluyor ve şehir yaşamında tercih ediliyor. Mobilyaları 1+1’e göre tasarımlamak artık geleceğin tasarım anlayışı.

Duvara doğru katlanan yataklar yerden tasarrufun en eski ve en kullanışlı materyallerinden. Avrupa’da, Amerika ve Japonya’da klasikleşmiş bu tasarım ülkemizde çok az firma tarafından üretiliyor.

genc-odasi-cetmen

 

Yatağa başka bir fonksiyon eklemek de mümkün. Masa! Yatağınız aynı zamanda çalışma masanız olabilir. Daha da ilerletirsek ranzanız kitaplığınız olabilir.

Orta sehpa çok fazla yer kaplayan ancak sık sık da kullandığımız bir eşya. Bu eşyaya daha fazla işlev katmak fonksiyonel mobilyalarla mümkün oluyor. Sehpanız aynı zamanda kitaplığınız olsun ister miydiniz? Aslında sadece dar alanlar için değil, geniş evler için de fonksiyonel mobilya olumlu bir etki. Gereksiz, göz yoran bir kalabalık değil evinizde bir tasarım havası istiyorsanız fonksiyonel mobilyadan şaşmamalı.

Aslında yakın tarihli bir fonksiyonel mobilya örneği her evde var. Bazalı yataklar… Önceden karyola altı varken, kanepe altlarında sandıklarımız vardı. Şimdiyse hem karyola altları hem de yataklarımız koca birer dolaba döndüler. Bu pek çok eşya için kaçınılmaz bir son. Hem yatak hem de oturma grubu olan mobilyaların amacı da bu zaten.

 

genc-odasi-cetmen
Genel

Genç Odası Nasıl Dekore Edilmelidir?

Genç Odası dizayn edilirken bilinmesi gereken ilk şey bu alanın, gence ait olduğudur. Elbette fikrinizi söyleyebilirsiniz ama nihai kararı onlara bırakmalısınız.

Gençlik hem yetişkinliğin hem de çocukluğun beraber yaşandığı bir dönem. Her ay hızlıca büyüdüğümüz ve zevklerimizin de hızlıca değiştiği böyle çalkantılı ve değişken bir dönemde oda yenilemek de zor olacaktır. Yine de her işin formülü olduğu gibi bunun da bir formülü var.

Hobiler, Zevkler ve Seçimler

Çocuğunuzun bir tutkusu var mı? Sizin ilgi alanınıza girmeyen tutkular, hobiler de olabilir bunlar. Belki çizgi roman seviyordur veya belki de Star Wars hayranıdır. Buna saygı duyarak hareket etmeniz önemli.

En Değerli Köşe: Kitaplık

Kitaplığı odanın bir çekim noktası haline getirmek önemli. Kitaplık odanın en cazibeli noktası olmalı ki çocuğunuz ve kitaplar arasında ilişkinin kurulması daha kolay olabilsin. Her zaman gözünün önünde olacak, kendi seçtiği kitaplardan oluşan bir kütüphane kitap sevgisinin ilk adımıdır.

Akıllı Fonksiyonel Mobilyalar

Çocuğunuz büyüdükçe ihtiyaçları artacak. İstekleri farklılaşacak ve çoğalacak. Bu, odanın da yıllar geçtikçe büyümesi demek. Kitaplar, dergiler, eski eşyalar, anılar, müzik aletleri, kıyafetler, makyaj malzemeleri, takılar… Bu yüzden mobilya seçerken çocuğunuzun büyüdüğünü göz önüne almalı ve fonksiyonel mobilyalar seçmelisiniz.

Renkler Gençliğin Aynası

Gençlerin kederleri de sevinçleri de enerji doludur. Daha çok üzülür ve daha çok sevinirler. Donuk grilerden, beyaz ve bejlerden kaçının. Renklere yönelin. Sarılar, turuncular, maviler, canlı kırmızılar ve pembeler… Özellikle duvarları tek renge boyamayın. Duvar kâğıtlarına yönelin. Bir tarafta boya kullanırken diğer tarafta duvar kâğıdı kullanın. Gençliğin dinamizmini duvarlara taşıyın.

Çocuksu Bir Genç Odasından Kaçının

İlk gençlik yıllarında çocuksu şeylere ilgi daha fazladır. Oğlunuz/kızınız bu yüzden daha çocuksu alternatiflere yönelebilir. Oysa gençlik dönemi, fikirlerimizin en hızlı değiştiği dönemdir. Bir genç için, modern bir alternatif daha kullanışlıdır.

 

Işıklandırma

Göz yormayacak bir ışık kullanmak çok önemli. Çocuğunuzun bilgisayarda, telefonda ve kitaplarla geçireceği vakitler hesaba katılırsa göz sağlığı açısından doğru ışıklandırma çok önemlidir.

Sanat, Daha çok Sanat

Dekorasyonun içine yedirilmiş sanat, çocuğunuzun fark etmeden buraya yönelmesini sağlayacaktır. Bir müzik aleti kimse çalmıyor olsa bile çocukların ve gençlerin odalarında olmalı. Nasıl ki bir resim astığımızda illa ressam olmak zorunda değilsek… Bol bol resim, müzik ve heykel kullanın. Bunların sanat değerleri olmasına da dikkat edin.

Yatak Seçimi

Küçük çocuğunuzun boyunun ne kadar uzayacağını asla bilemezsiniz. Bu yüzden özellikle erkek çocuklarda hazırlıklı olmakta fayda var. Sırtla uyumlu yataklar seçmeye dikkat etmek önemli.

Sade, Dinamik ve Modern

Gençlerin seçimi günümüzde sade, dinamik ve modern tarzlara yönelik. Bu yüzden genç odasını seçerken özellikle böyle tasarımlar yapan firmalara bakmak yararlı olacaktır. Sonuçta ne olursa olsun orada yaşayacak kişi çocuğunuz.