Sadeliğin Getirdiği Mutluluk : Hygge Felsefesi

Son yıllarda hızla yayılan ve 2017’de adını daha sık duymaya başladığımız Hygge felsefesi, Danimarka kültüründe mutluluğun kaynağı haline gelmiş ve yaşam biçimine dönüşmüş durumda. İskandinav ikliminin soğuk ve karanlığın uzun sürdüğü gecelerinde Danimarkalıların gevşemek ve sosyalleşmek için oluşturduğu ortamlar ve davranış şekilleri zamanla ‘Hygge’ isimli bir kavramla anılır olmuş. 2018’e geldiğimizde ülkede Hygge kullanılarak türetilmiş pek çok kelimenin dile yerleştiğini görüyoruz. Bazen mumlarla ışıklandırılmış bir ortamda arkadaşların bir araya gelmesini, bazen doğada huzur dolu bir buluşmayı tarif eden bu kelimeler uzun zamandır Dancada sıklıkla kullanılıyor.

Felsefe, gerginlik oluşturan her şeyden mümkün olduğunca uzak kalabileceğiniz bir ortamda uzun saatler geçirmeyi hedefliyor. Bazen kalabalık bir arkadaş toplantısı bazen tek başına geçirilen saatler olsa da sadelik ve basitlik bu felsefenin olmazsa olmazı.

Dünyanın en mutlu insanlarının sırrı nedir?

Mutlulukla bir arada anılan bu kavramın Danimarka’dan yayılıyor olması ise daha ilgi çekici. Çünkü Danimarka’da yaşayanların hayat biçimlerine baktığımızda pek çok zorlukla iç içe yaşadıklarını görebiliyoruz. Öncelikle neredeyse yıl boyu çok soğuk bir iklimin etkisinde kalan ülkede güneşin gün boyunca görüldüğü saatler de oldukça kısa. Soğuk ve karanlık günlerde sabah erkenden işe koyulan Danimarkalılar için sosyalleşecekleri yer bulabilmek de oldukça zor. Tüm bunlara rağmen dünyanın en mutlu insanları araştırmalarında ilk sıralarda yer alan Danimarkalıların sırrı, yaşam biçimlerine dönüştürmüş oldukları Hygge felsefesini hayatlarının her anına yaymaları olarak görülüyor.

Bu sırları aslında oldukça basit ve sade. Bu kavram için sıcacık ve samimi ortamlar yaratmakla başlıyorlar. Herkesin evinde hissettiği bu ortamda keyiflerini kaçırabilecek her şeyden uzak kalmak ilk kuralları. Tabii ki en önemlisi de bu ortamda bir araya gelinen arkadaşlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu kavrama göre en sevdiğiniz kişilerle bir araya gelmeniz, oluşturduğunuz sıcak ve keyifli ortamı çok daha mutluluk verici bir hale getiriyor.

Çevreyle uyum içinde olun

Hygge felsefesinin sırrı tabii ki sadece arkadaş buluşmalarıyla sınırlı kalmış değil. Evinizde tek başınıza oluşturacağınız loş bir ortamda mumlarla sağlayacağınız aydınlatma, güzel bir kitap, giyeceğiniz rahat kıyafetlerle sakin geçireceğiniz birkaç saat de yeterli olacaktır. Bu saatleri geçireceğiniz rahat ve minimal mobilyalar da Hygge içinde önemli bir yere sahip. Yatak odanızda, salonunuzda kullanacağınız oturma grubunun seçiminde ve aksesuarlarınızda minimal ve sade tasarımlar kullanmak yeterli olacaktır.

Hygge için olmazsa olmaz diğer bir detay ise sıcacık kahvenizin ya da sevdiğiniz başka bir içeceğin yanında bulunacak küçük ve lezzetli atıştırmalıklar. Bir parça çikolata, sevdiğiniz bir tatlı ya da lezzetli bir kurabiye mutluluk veren bir yaşam için yeterli olacaktır.

Şimdi siz de bu bilgileri kullanarak kendinize samimi bir ortam yaratıp anın tadını çıkarmaya başlayabilirsiniz. Basit ve sade olduğu sürece, oluşturmak istediğiniz Hygge ortamını tamamen sizin hayal gücünüze ve kendinizi nasıl mutlu hissedeceğinize kalıyor.

Yorum ekle